Performans Değerlendirmesine Nasıl Hazırlanılır
Değerlendirmenin en büyük sorunu hafızanın adaletsizliğidir. Yıla yayılmış kısa bir kayıt, görüşmeyi tamamen değiştirir.
Selin Yalçın 4 dk okuma
Performans değerlendirmesi, pek çok kurumda yılda bir kez yapılan ve iki tarafın da tedirginlikle beklediği bir görüşmedir. Çalışan, geçen yılın nasıl okunacağını bilmez; yönetici ise sınırlı bir sürede hem geri bildirim vermek hem de gelecek dönemi konuşmak zorundadır. Bu tedirginliğin büyük kısmı, hazırlıksız girilen bir görüşmeden kaynaklanır.
Değerlendirmenin en yaygın sorunu, hafızanın adaletsizliğidir. İnsan zihni son iki ayı canlı, ilk sekiz ayı bulanık hatırlar. Yılın başında tamamlanmış zorlu bir iş, aralık ayında kimsenin aklına gelmeyebilir. Bu yüzden hazırlık, görüşmeden bir hafta önce değil, yılın tamamına yayılmış bir kayıt tutma alışkanlığıyla başlar.
Kendi kaydınızı tutmak
Ayda bir kez, on dakikanızı ayırıp o ay ne yaptığınızı birkaç madde halinde yazmak yeterlidir. Tamamlanan işler, devralınan yeni sorumluluklar, çözülen aksaklıklar, aldığınız olumlu geri bildirimler. Bu liste yıl sonunda size, hiçbir hafızanın veremeyeceği bir dayanak sunar.
Kaydın en değerli tarafı, iddiaları somutlaştırmasıdır. "Yoğun bir yıl geçirdim" cümlesi görüşmede hiçbir şey ifade etmez. "Şubatta şu süreci devraldım, mayısta şu aksaklığı çözdüm, eylülde iki yeni kişinin uyumundan sorumluydum" cümlesi ise tartışmasız bir zemindir.
Görüşmeye ne getirmeli
Değerlendirme görüşmesine üç başlıkla gitmek işi kolaylaştırır. Birincisi, geçen dönemde ortaya koyduklarınız. İkincisi, zorlandığınız ve geliştirmek istediğiniz alanlar. Üçüncüsü ise önümüzdeki dönem için beklentileriniz. Bu üçünü kendi ağzınızdan söylemek, görüşmeyi tek yönlü bir not verme seansı olmaktan çıkarır.
İkinci başlığı atlamamak önemlidir. Zorlandığı hiçbir konu olmadığını söyleyen bir çalışan, karşı tarafta güven değil şüphe uyandırır. Kendi gelişim alanını kendisi adlandıran biri ise hem olgun görünür hem de eleştirinin çerçevesini kendisi belirlemiş olur.
Eleştiriyi dinlemek
Görüşmenin en zor kısmı, olumsuz geri bildirimin geldiği andır. Buradaki refleks genellikle savunmaya geçmektir; her cümleye bir açıklama yetiştirmek istersiniz. Oysa o anda yapılacak en iyi şey, önce tam olarak neyin kastedildiğini anlamaktır. "Hangi durumda böyle göründü, bir örnek verebilir misiniz?" sorusu, genel bir eleştiriyi üzerinde çalışılabilir bir konuya dönüştürür.
Katılmadığınız bir değerlendirme varsa bunu söylemek hakkınızdır. Ancak bunu aynı görüşmede, sakin bir dille ve örnekle yapmak gerekir. Görüşmeden sonra koridorlarda dile getirilen itiraz, kayda geçmez ve hiçbir şeyi değiştirmez.
Beklentiyi doğru kurmak
Değerlendirme görüşmesini otomatik olarak bir zam görüşmesi saymak, çoğu hayal kırıklığının kaynağıdır. Pek çok kurumda bu iki süreç farklı zamanlarda ve farklı kararlarla yürür. Ücret konusunu gündeme getirmek elbette mümkündür, ancak görüşmenin tamamını bu başlığa indirgemek, geri bildirimden yararlanma fırsatını harcar.
Daha verimli bir yaklaşım, görüşmeyi önümüzdeki dönemin çerçevesini kurmak için kullanmaktır. Hangi sorumlulukların artmasını istiyorsunuz, hangi konuda desteğe ihtiyacınız var, hangi eğitim ya da deneyim sizi bir sonraki aşamaya taşır. Bu soruların cevapları netleştiğinde, ücret konuşması da kendiliğinden daha sağlam bir zemine oturur.
Sonrasını yazıya dökmek
Görüşme bittikten sonra konuşulanları kendiniz için kısaca not etmek, en çok ihmal edilen ama en faydalı adımdır. Hangi hedefler konuldu, hangi konularda gelişim beklentisi var, size ne sözü verildi. Bu notu ilgili kişiye kısa bir mesajla teyit etmek de yanlış anlaşılmaları baştan önler.
Konuşulan hedeflerin ölçülebilir olmasına da bu aşamada dikkat etmek gerekir. "Daha görünür ol" ya da "iletişimini geliştir" gibi ifadeler, bir yıl sonra herkesin farklı hatırlayacağı ifadelerdir. Bunları somut bir davranışa çevirmek, örneğin belirli bir toplantıda düzenli sunum yapmak ya da belirli bir raporu üstlenmek, hem sizi hem karşı tarafı aynı zemine oturtur.
Bir yıl boyunca hiçbir ara değerlendirme yapılmaması da sık görülen bir eksikliktir. Altı ayda bir yapılacak yarım saatlik kısa bir görüşme, yıl sonunda sürpriz yaşanmasını büyük ölçüde önler. Böyle bir görüşmeyi yöneticinin önermesini beklemek yerine kendiniz talep etmek de mümkündür ve bu talep neredeyse her zaman olumlu karşılanır.
Bir sonraki değerlendirme geldiğinde bu not, konuşmanın başlangıç noktası olur. Geçen yıl konuşulanların üzerinden geçmek, sürecin bir formalite değil gerçek bir takip olduğunu gösterir. Performans değerlendirmesini yıllık bir sınav gibi değil, düzenli bir muhasebe gibi ele almak, hem gerginliği azaltır hem de kariyeri rastlantıya bırakmamayı sağlar.