Keçi ve Koyunların Gözbebekleri Neden Yatay Biçimlidir?
Otçul hayvanlarda gözbebeği yatay bir yarık biçimindedir. Bu şekil geniş ufku izlemeye yarar; dikey ve yuvarlak gözbebekleri ise bambaşka ihtiyaçlara karşılık gelir.
Derya Akıncı 4 dk okuma
Bir keçinin ya da koyunun gözüne dikkatle bakan çoğu kişi, ilk anda tuhaf bir ayrıntı fark eder: gözbebeği yuvarlak değil, yana doğru uzanan dikdörtgen biçimli bir yarıktır. Aynı yapı ata, sığıra, geyiğe ve pek çok otçul hayvana da aittir. Bu biçim rastgele bir farklılık değil, hayvanın nasıl yaşadığıyla doğrudan bağlantılı bir çözümdür. Gözbebeğinin şekli, o canlının dünyayı nasıl gördüğünü anlatır.
Gözbebeği Ne İşe Yarar?
Gözbebeği aslında bir delik değildir; irisin ortasında kalan, ışığın içeri girdiği açıklıktır. Etrafındaki kaslar kasılıp gevşedikçe bu açıklık daralır ve genişler. Amaç, göze ulaşan ışık miktarını dengelemektir. Aydınlık ortamda açıklık daralarak gözü korur, karanlıkta ise genişleyerek daha çok ışığın girmesini sağlar. Bu ayar, fotoğraf makinesindeki diyaframın yaptığı işe benzer biçimde çalışır.
Açıklığın şekli ise yalnızca ışık miktarını değil, görüntünün hangi yönde daha net olduğunu da etkiler. Uzun ve dar bir yarık, kendi uzandığı doğrultuda geniş bir alandan ışık toplarken buna dik yönde daha seçici davranır. Yani biçim değiştikçe görüş alanının niteliği de değişir. Doğada farklı hayvanlarda farklı gözbebeği biçimlerinin bulunmasının temel nedeni budur.
Yatay Yarık ve Geniş Ufuk
Otlayarak beslenen hayvanların en büyük ihtiyacı, çevrelerini geniş bir açıyla izleyebilmektir. Bu hayvanların gözleri başın iki yanına yerleşmiştir; böylece neredeyse tüm çevreyi aynı anda görebilirler. Yatay uzanan gözbebeği, bu geniş ufku desteklemek üzere yatay düzlemden gelen ışığı öne çıkarır. Sonuç, sağa ve sola doğru uzanan alanın daha net algılanmasıdır. Otlarken başı öne eğilmiş bir hayvan için bu, yaklaşan bir tehlikeyi görmenin en pratik yoludur.
Burada ilginç bir ayrıntı devreye girer. Hayvan otlamak için başını eğdiğinde, gözbebeğinin yatay ekseni yere doğru dönmesi gerekirdi. Ancak gözler bu sırada kendi içinde döner ve gözbebeği yere paralel kalmayı sürdürür. Böylece baş hangi konumda olursa olsun, ufka doğru uzanan görüş üstünlüğü korunur. Bu düzeltme hareketi, otlama sırasında bile çevrenin izlenmesine olanak tanır.
Dikey Gözbebeği Neyi Anlatır?
Bazı hayvanlarda ise gözbebeği dikey bir yarık biçimindedir. Bu yapı, çoğunlukla yerden alçakta duran ve ava yaklaşarak mesafe ölçmesi gereken canlılarda görülür. Dikey yarık, nesnenin ne kadar uzakta olduğunu değerlendirmeye yardımcı olur; yakındaki hedef net kalırken arka plandaki ayrıntıların bulanıklaşması, mesafe hissini güçlendirir. Ayrıca dikey açıklık, çok geniş bir aralıkta daralıp genişleyebildiği için gece ve gündüz arasındaki ışık farkına uyum sağlar.
Buna karşılık gözleri başın önünde yer alan ve yüksekten bakan avcı hayvanların çoğunda gözbebeği yuvarlaktır. İnsanlar da bu gruba girer. Yuvarlak açıklık, her yönde eşit ışık toplar ve iki gözün birlikte çalışmasıyla oluşan derinlik algısını destekler. Böylece gözbebeği biçimi, hayvanın avcı mı yoksa av mı olduğu, yere ne kadar yakın yaşadığı ve günün hangi saatlerinde etkin olduğu hakkında ipucu verir.
Işık, Ayrıntı ve Renk
Gözbebeği biçimi tek başına görme yeteneğini belirlemez. Ağ tabakadaki ışığa duyarlı hücrelerin çeşidi ve dağılımı da belirleyicidir. Otçul hayvanların birçoğunda ayrıntıyı en net gördükleri bölge, gözün arkasında yatay bir şerit boyunca uzanır. Bu şerit, yatay gözbebeğiyle birlikte çalışarak ufuk çizgisinin daha keskin algılanmasını sağlar. İnsanda ise bu bölge küçük ve yuvarlak bir noktadır; bu yüzden net görüş dar bir alana sıkışır ve gözün sürekli hareket etmesi gerekir.
Renk algısı da türden türe değişir. Birçok memeli, insanın ayırt ettiği renk aralığının tamamını göremez ve bazı renkler onlar için birbirine yakın tonlara dönüşür. Buna karşılık aynı hayvanlar hareketi ve ışık değişimini fark etmekte insandan daha başarılı olabilir. Yani daha iyi ya da daha kötü görmekten çok, farklı ihtiyaçlara göre biçimlenmiş bir görme düzeninden söz etmek gerekir.
Gözlem Yaparken Nelere Dikkat Edilebilir?
Bir hayvanı izlerken gözbebeğinin biçimi, kafadaki konumu ve kulaklarla birlikte hareketi çok şey anlatır. Gözleri yanlarda ve gözbebeği yatay olan hayvanlar genellikle tetikte durur, başlarını sık sık kaldırır ve sese hızla yönelir. Bu davranışlar korkaklık değil, geniş görüş alanını etkin kullanma biçimidir. Çiftlik hayvanlarıyla ilgilenirken ani hareketlerden kaçınmak ve yaklaşırken görüş alanının içinden ilerlemek bu nedenle daha güvenlidir.
Gözbebeği şekli, doğadaki uyumun en sade örneklerinden biridir. Aynı temel organ, hayvanın beslenme biçimine ve yaşadığı ortama göre farklı biçimler alarak farklı işler görür. Yatay bir yarık geniş ufku, dikey bir yarık mesafe ölçmeyi, yuvarlak bir açıklık ise dengeli ve derinlikli görmeyi destekler. Bir hayvanın gözüne bakmak, aslında onun dünyayla kurduğu ilişkiye kısa bir bakış atmak anlamına gelir.